Sana En Güzel Mektubum

0
99

Buldum ruhumu, kendimi, seven yanımı. Bıraktım asi tarafımı ve en çıplak halimle geldim sana. Sana dokunmak mi gerekir illa? Öpüşmek mi gerekir aşkınla? Yüzüne bakınca gelen mutluluk, kıvırcık saçlarında yok olmayı dilemek bile yetmez mi? Yanımda soluduğun nefese şükür etmek ehliyle mutlu etmez miydi beni? Ederdi. Öyle bir eder ki tüm ömrün bile bununla kıyaslanamazdı. Gözüme bakıp daldığın an, geleceği düşündüğünü hayal ediyorum. Beraber olduğumuz bir geleceği… Hayal ediyorum tenime dokunan ellerini. Boynuma soluduğun nefesin ben de uyandıracağı renkli rüyaları. Bana bakışlarından anlıyorum ben, konuşman gerekmez. Ben hiç böyle hissettiğimi hatırlamıyorum. Elbet yaklaşmışımdır fakat bu kadar sağlam, bu kadar dik ve bu denli değerli böylesine heyecanlı oldu mu? Bilemiyorum..
Sevdiğim, gözlerin göğüm, ellerin kalbim olsun. Yanıma yanaş, kapat gözlerini ve sev beni. Hisset. Bilmek önemli değil, hissetmek yetmez mi bir kalbi havalara uçurmaya.
“Senden önce her şey, hiçbir şeymiş. Renk değilmiş renkler, gök böyle mavi değil…”
Sen benim tatilim oldun, dinleneceğim en muhteşem kalp oldun.
“Beni affet, suçum vardır elbet. Senden önce mesela, gülmüşümdür filan. Ne varsa sanki senden önce gülünecek! Senden önce öpmüştüm bir adamı, en çok bunu affet!”
Affet sevgilim, kollarında uyuyamadığım her gece için, sar beni sana koşamadığım her an için ve sev beni bu ömrümde sana bu kadar geç rastladığım her an için sev…
Seni seviyorum ama bunu bilme. Bilme ki gitme. Bir gün okursan bunu, seversen beni, işte o zaman koş yanıma, bir şey söylemesen de olur. Sus ve öp beni.